23 Ocak 2010 Cumartesi

günlük



KAPADOKYA GÜNLÜĞÜ
uçhisar’da
sunağını arıyor
şiirin yaralı kuğusu
*
kısık bir ezgi,
otların büyülü senfonisinden:
göllerin ölümü.
*
üç katman halinde
tüf püskürtüyor üzerime
ıhlara vadisi.
*
kaç gökyüzüdür
kapadokya’da aşkın ömrü,
kaç tanrıça yalnızlığı?
*
ana/tanrıçaları
öldürülüyor ülkemin:
sürüyor recm.
*
ay haline
girdi son sözcükler, inceldi
gecenin ezgisi


ahmet uysal

21 Ocak 2010 Perşembe


20 Ocak 2010 Çarşamba

ustama mektup





USTAMA MEKTUP

gerçek ustamı buldum,
çırağımdı düne kadar;
unutulmuş bir sözcükle önümü kesti,
boynundan öptü
birlikte büyüttüğümüz gülü.

elini ver ustam,
öyle kalsın avucumda incecik
güz kokusuyla!
unutmalar vaktidir,
tozlu yolu düşmeliyim sözlüğümden.

yağmur aralığından süzülerek
bul beni güzel ustam!
acemi çırağına
dağ sunağını unuttur,
ırmakla meşgul adamı kurtar.

gözümün içine baka baka
öpüş kuşlarla
öpüş çocuklarla
öpüş sözcüklerle
şiir/aklım başıma gelsin!

Ahmet Uysal/23.10.09/altınoluk

14 Ocak 2010 Perşembe

vedasız karanfil


VEDASIZ KARANFİL

Selma’mız yok artık
vedasız ayrılan karanfilimiz

bu budanmış gül kokusu
beni de öldürecek alelacele

kız kardeşimdi elbet sevdim
rüyalar edindim onunla

bütün kavramlar: ölüm ve dirim
aynı anlama geliyor şimdi


Ahmet Uysal

04 Ocak 2010 Pazartesi

körlükler


KÖRLÜKLER

ey şehr-i masalını
arayan körlükler ozanı,
kalbinin hazlarını da yitirdin işte
bu son hengamede

tökezlediğin katmandan
ayağa kalkamadın bir daha
savrulup gitti
aşk ve tapınma yetilerin

yüzün yok oldu artık
gözden kaçırdın yeryüzünü
dünya üzerine yıkıldı.

güz karelerin boş kaldı
gizil anlamları
silindi sözcüklerinin.

kök hücrelerin de
yetmeyecektir onarmaya
aşk meselleriyle
lâl olmuş dilini

15 Aralık 2009 Salı

leyla şahin için

bu gece AKM'de dil bilir
gürcü ağzında leyla'nın giderek
kırmızı bir şaraba dönüştü şiir


ahmet uysal


26 haziran 99/yunus nadi ödülleri töreni

*bunca yıl sonra kayıp şiir bulundu.
leyla şahin'e de gönderdim.

12 Aralık 2009 Cumartesi

aba'ma

Emel İrtem


ABA’MA
Heee oradan geldim...
Heee çok ağladım
Ağlamakla dert etmek aynı şey değildi
Ben maviden biraz gök çaldım
Bütün göçmen kuşlar gibi
Yakalığımı sök Aba'm
İçindeki kuşları yere dök
Gene okula geç kaldım
Başka türlü yüzmeyecek bu gemi
zaten bir denizim bile yok
Bu yüzden ben martılarla ayyaş
Hatırladıkça unuturum herşeyi..

Hee haşhaş tarlasında göküm ben
Hee karıncalarla kardeş
Biraz afyona keser bir tadım var
Sen de ispanyol paça pantolon
Epa pabuç
Ben de tiril tiril bir kombinezon
Çocukluğum valelere gömülü
Bu yüzden kargalarla mesut
Unuttukça hatırlarım her şeyi

Hee... Meksikaya giden bir gemiydim o zaman
Sen kefallere kızınca alabora oldu Meksika...
Hatırlamaktan büyük lanet yok...
Ne mesut bir güneşimiz vardı hatırla
Ama ben Sühâ yıldızına takılıp kaldım
Bir bıçak gibi kestim bakışımla gökdenizi
Bu coğrafyadan bana başka bir entari dik
Sana küçük gelenleri giymek istemiyorum artık..

2009 Mardin'i