16 Nisan 2008 Çarşamba

CEVAT ÇAPAN ALTARI


zeus sunağına komşuyduk onunla,
şiirler çevirip denize attığı yerde.

yaz gelir uzatır günbatımlarına sakallarını
karadut dalları arasından.

orada, hüseyin peker’in, çam kozalağı
fırlattığını gördüm şiire.

kaya diplerinde büyüyen çiçeklere
yaslandığını hüseyin alemdar’ın.

uyarına gelmiş ki otuz yıl sonra,
ismail uyaroğlu’yla kadeh kadehe…

ne o beni tanıyabildi ne ben onu,
bakın hele müthiş eylem günlerinin iki yaşlı şairine!

gördüm orada mahzun, bıçak yarasıydı
bir koyuncu türküsüyle.

varsın olmasın aramızda zeus; hera’yla buluştuğu
güzelim altarını, bağışladık gitti cevat çapan’a.

7 Nisan 2008 Pazartesi

TROPİKAL UYARI



yeryüzünü,
yüzyılda bir kez
gören o gizemli
tropikal bitki tohumu
göveriyor ansızın;

çiçek tozu yüklü
yaprağını
şehvetle uzatıyor
dudağıma:

“geç kalma sakın,
geç kalma bana,
bitiyor neredeyse,
bir günlük ömrüm,
ey sevmeler ustası!

seveceksen hemen sev,
öpeceksen hemen…

aşkımla kalayım,
gelecek yüzyıla.”