- çoktan yitirmiş o çoktan, lacivert
Afgan gülüşünü, isli taş odalarda
kavruk gül hüznü dökülüyor
kollarında kuruyan nazenin yaprağa.-
İsterim: troya rüzgârları hemen şimdi
deniz ötesi taşısın ona sözcüklerimi,
köpük halinde dökülsün omuzlarından.
ölümse anlamı orada taş odaların,
altüst olsun yerler, tuzlu yollarda
bulayım onun Asyalı gözlerini.
gecikmesin gülümseyen sabah,
güz buğulu göklerin süt dudağı
değsin upuzun, tunduranın kalbine.
yakımlı yüzüyle yakışsın toprağa,
gecenin ürpertisi, çöl teni steplerin,
yalnızca onunla gelsin gece ve gül.
İsterim: Haviva’nın gözlerinden doğsun
kızıl bozkır yıldızı, dünyalar dolusu
gözlerinde açsın mavi çiçekler!
-çoktan yitirmiş o çoktan, lacivert
Afgan gülüşünü isli taş odalarda
kavruk gül hüznü dökülüyor
kollarında kuruyan nazenin yaprağa!-
Ahmet Uysal/6.01.2009
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder