7 Aralık 2009 Pazartesi

mektup



İDA’YA MEKTUP

evvelâ mahsus selam ile
gözesinden öperim ırmağını

sözüm olacak mahzuru yoksa eteğini çek
uyansın kış uykusundan kır zambağı

zarfımı yitirdim, nasıl yol alır bilemem
hangi zaman zarfında bu mektup

uçurumlara sürüklenir belki de
takılı kalır, bir uçurtmanın ipine

aklımı başımdan alan orman gülü n’haldadır
görmeyeli, hep öyle üryan mı uzanır patikalarda

hatırını sorup sual ederim elbet
çalıyazkuşu adlı ‘gelin/bacı’mın

unuttuğumu sanmasın lavanta kokulu tozlu yol,
kalbimin haziran güzellemesi ömür törpüm

yine dönmeyen kuşlarını bekliyor mu öyle her gece
saçları yaz ırmağına dönüşen mahzun çocuk

eğer sen de beni sual edersen, göç vaktini
şaşıran telli turnalar söylesin hallarımı.

mağlup olsam da mağdur değilim
mahrum kalsam ne yazar yıkılan sunağımdan

hâlâ hayati öneme haizdir benim için şiir,
yüzyıllık aşkım devam ediyor selam baki!

Ahmet Uysal

Hiç yorum yok: