23 Nisan 2009 Perşembe

gezi günlüğü

İLKYAZ İNDİRİMİ

kastamonu daday yaylasından ummazdım,
tamı tamına beş yıl, mevsim sonu indirimi yaptı
yaşımdan, yırtıklarımı ardıç dalıyla gözedi,
ahşap kokusuyla kapladı hasarlı yanlarımı.

tanığımdır atlara tutunan cem uzungüneş,
tamer gülbek kuşbakışıyla, çiğdem sezer
bulutlar hamağından, adını aslıyla örtüştürdüğüm
“kamaşma”lar şairi tanığımdır otlar, göletler, ekmek buğusu

kastamonu, necatigil’den bir gül taktı yakamıza.

21.04.2009

17 Nisan 2009 Cuma

çocuk seni.. sevdim



ÇOCUK SENİ
…SEVDİM

çocuk seni yaz kumsallarında
ıslak çakıllarla sevdim.

kuşların göç yolunda
kuruyan otların ezgisiyle.

ayrılık şiirleri öncesiydi,
vedalardan önceydi;

bir usulca güz, yalınca bir söz içre,
tenha kalmış orman gülleriyle sevdim;

temmuzlara benzeyen kırık kalbimle
ülkemin kederli çocuklarıyla sevdim.

sözcüklere dönüşen yağmurlarla,
rüzgârlı Troya ikindisiyle, işte orada!

gökyüzü sandım koluma dokunan
kolunu, yürüyüşünü ırmak sandım.

çocuk seni, mavi çiçekli otlar arasında,
yaz kumsallarıyla sevdim.

Ahmet Uysal/29 Aralık 2008

TROYA'DA ŞİİR GÜNÜ


1
troya’da
rüzgâr esinliyor şiiri.

aşkı,
tenedos şarabı ateşliyor.

ülkemin dili kışkırtıyor
ağzımı.

2
ellerin ellerimden uzaksa da
dilin duruyor dilimde;

büyüyerek akıyor
içimdeki nehir.

16 Nisan 2009 Perşembe

troy'da eski rüzgârlar

eski rüzgârlar
kız kardeşim olur,
kum benim çocukluğumdur:

acı sütü
değmiştir dilime
troyalı kadınların .

geceleri elimden
evvel zamanlar
tutmuştur.

güzel helena,
unutmalar durağında
unutmuştur adımı.

assos taşlarında,
güz yağmuruna karışmıştır
dudak izlerimiz;

ey kız kardeşim rüzgâr,
sözler de eskimiştir, ah bilirsin,
aşkın bittiği yerde.

kapadokya günlüğü

uçhisar’da
sunağını arıyor
şiirin yaralı kuğusu
*
kısık bir ezgi,
otların büyülü senfonisinden:
göllerin ölümü.
*
üç katman halinde
tüf püskürtüyor üzerime
ıhlara vadisi.
*
kaç gökyüzüdür
kapadokya’da aşkın ömrü,
kaç tanrıça yalnızlığı?
*
ana/tanrıçaları
öldürülüyor ülkemin:
sürüyor recm.
*
ay haline
girdi son sözcükler, inceldi
gecenin ezgisi

çingene dörtlükler

ah, dokunur ilkyaz sonlarında
söylenen çingene ezgileri;
kırların kokusu karışır
sakız otlarından damlayan süte.

*
ot kokuyor yeni öpülmüş ağzı,
kır zambakları açılıyor göğsünde
eteklerinden patikalar geçiyor, yine
göçe hazırlanıyor çingene yazı.

*
sonsuzu sürükleyen sessizlik
tutuyor elimden yalın bir fısıltıyla;
upuzun uzanıyor saz dalından yatağıma,
büyülenmiş bir güldür o artık.

YALPA/YALI

Ege, kıyıya vuruyor
köpüğünü bırakarak kumlara
gece, ay yolundan balkonlara
sokuluyor yalpa/yalı

Lorca’nın acı gülümseyişini
getiriyor bulutlu gökyüzü
kırlardan ırmak boylarına
otların kokusunu taşıyor

ilkyaz benekleri düşüyor
naif yaprakların yüzüne
bana bir yalnızlık ayırıyor
ıslak ağzıyla nehir

dil/izi bırakıyor dilimde
sen/hali hayallerimin

ISLAK AYRILIK ÇAKILLARI

ıslak çakıl taşları
yetiyor dağıtmaya
uzaktan geçen teknelerin
kıyıya vuran hüznünü

hadi yine kumdan kale yapalım
deniz yıldızları için
midye kabukları saklayalım
çingene selelerine

nasıl olsa ansızın
gelecektir ilkyaz,
anadan doğma girecektir aramıza
orada bekleyelim, koyun koyuna
zambak yumrularının gövermesini

ölüm oyunu nasıl oynanır
nasıl yok edilir çürüme

ıslak çakıl taşları
toplayalım ayrılıklar için
güneşin unuttuğu kıyılardan.

BANA BİR NEHİR AĞZI

-BURHAN GÜNEL'E-

gitmeyin n'olur bana bir yalnızlık ayırın
gül istilasından kurtarılmış

pencereler açın yaz(ın) karanlığıma
hata(y)lı ve asi bir arami için

alazlı gökler iyi gelir
günbatımında çürüme halime

akdeniz köpüğü sözlerle yumalısınız
yağmalara direnen tinimi

n'olur gitmeyin bana bir nehir ağzı
cehennem yangınları kıyısından...

ahmet uysal 7.04.09/bahçeşehir

NİSANDA AYKIRI(ĞI) ÜÇLÜKLER

nisanlar mı
ters lale zamanıdır
aşkkere tersyüz olmanın
*
nisanlar incedir
inceltir inceltir
sevmeye yöneltir yüreği
*
yağmurun altında
zambakların parıltısı
şiirdir her zaman
*
otlarla çevrilisin işte
kanında ılıklığı
koca bir dünyanın
*
ah, inanın bana
ülkemin unutulmuş kadınlarıdır
yağmurlu nisan gülleri
*
vaktidir nisanlarda
okumanın bir daha
aşkların elyazmalarını
*
nisanlar gelir
tanrıça yüzü olur kırlarda
açan zambaklar




8.04.09/bahçeşehir
ahmet uysal