HAZİRAN IRMAĞINA DURDUM
troya köprüsü altında upuzun
ırmak sandığım tanrıçaydı o
lavantalar sürünürdü geceleri
mavi hayıtlarla sevişerek
kuzgunlar gelirdi kuzeyden
sonsuzluğun gizini aramaya
kırk şiir savurmaya burgaçlara
homeros’un kör oğulları
yüz görümlüğüydü ona sunduğum
mor dikenli otları kırların
dağlı bir kadın iri gözlerini
unutmuş olurdu uzak gözesinde
sözü onunla sınardım
gülün gölgeli buğusuyla
yan yana tutmaya iki gelinciği
düşlerimle örtüştürmeye iki kalbi
8.06.2010/Ahmet Uysal
0 yorum:
Yorum Gönder