24 Ağustos 2010 Salı

metin güven'e ağıt


GERİ ALINAMAZ


geri alınamaz ağacın belleğine

yazılan söylencemiz, her dalında

ırmakların ağzından dökülen sözler salınır

taşların ruhunda kalmıştır birlikte

suya bıraktığımız lavantalar


allığı geri alınamaz ellerimizi

birleştiren uzun saplı gelinciğin

tanımı varsa sonsuzluğun onunla

bulacağız dudağımıza bıraktığı

bütün eski yitik tanımların ipucunu


solduğu anlar umudun alınamaz geri

birlikte gidilen o upuzun yolda

verilen hiçbir söz yerini tutamaz

usulca dokunmanın rüzgârın omzuna

geri alınamaz bir aşkın belleği


belki bir sağanağa tutunuruz

bir kediye sığınırız: o tüylü dünyaya!

çoktandır sürüyordu gülün iç kanaması

hep birlikte içten içe kanıyorduk

zarflarımız yine karıştı Metin ey!


seni alıp götürdüler benim yerime…

Ahmet Uysal/23.08.2019



0 yorum: