hani olur da yaz sonları gelirseniz
aylı gecelerde kuşların uçtuğu
rüzgâr yolunu bulmalısınız önce,
kuğuların son sesini kumsalda.
ırmağın üzerinde lavanta dalları,
sürükleniyorsa ege’ye doğru;
işte orada bir köprüye sormalısınız
elinden gül düşüren ozanın izini…
yalın idiller serpiştirilmiştir, dikkat
sözcüklere basmadan geçmelisiniz,
gelişiniz veda öpüşleri içinse eğer
omzunuza yusufçuklar konar.
benimle birlikte eskiyen taşlara
değecektir ayağınız, bakarsınız
dudağınızı böğürtlen dikeni çizer,
mavi çiçekli otlar takılır yakanıza.
‘sakın ola!’ ardınıza dönüp bakmayın,
ağaç kabuğu olursunuz yosunlu!
ahmet uysal/kasım 2010
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder