MUAZZEZ ABLA
mahzun ve uluer’in
mualla’sı varsa…
yıllar da geçse,
gözümün önünden gitmiyor
o vesikalık görünüm:
upuzun saçların döküldüğü,
yüzünüzün yangını
aklımdan geçirmezdim
benden yaşça büyük olduğunuzu;
asma yaprağı toplamaktan
iki büklüm bağlar arasında,
basma entarinizle
arka bahçede sabırsız,
görünmenizi beklerdim
ne güzel, gelin demekmiş gediz:
söylenceler bu yüzden
sizi çağrıştırıyor muazzez abla!
eski manisa’nın tozlu yollarını,
tek katlı bahçeli evlere
çıkan istasyon altını,
nasıl unuturum!
gece yarısı karanlıkta usulca
peri kızı kılığında
yıkık duvarlar arasından
süzülerek gelirdiniz:
fısıltılı masallarla uyutmaya,
nif çayında boğulmaktan
kurtardığınız çocuğu.
sizi çok sevdim;
bilmeden “fahriye abla” olduğunuzu
sevgili muazzez abla!
ahmet uysal